Bilişimciden İK’cı Olur mu?

MIS graphic-kariyervarOlur mu olmaz mı? sorusuna cevap konusunda şüpheleri olanlar için bir yazı yazmak istedim. Şirketlerde, özellikle insan kaynakları departmanlarında çalışanların, Yönetim Bilişim Sistemleri  (Management Information Systems) bölümünü çok iyi bilmediğini gözlemlemekteyim. Bana sorulan,  “Neden bu alanda Yüksek lisans yaptınız?” sorusuna cevap olması ve genel itibariyle bölüme dair bir fikir oluşması amacıyla, böyle bir yazı yazmaya karar verdim. Benim bu bölümü seçme nedenim, açıkçası daha lise de okurken hedeflerimden bir tanesi olması ve ayrıca 2011’de yüksek lisans başvuruları için Almanya’ya gittiğimde bölüme dair daha detaylı bir araştırma yapma fırsatı bulmam ve bu mesleğin bana uygun olduğunu düşündüğüm için tercih ettim.  Bu mesleğin ilk olarak Almanya’da ortaya çıktığını ve günümüzde de bu alanda ki çalışmalara ciddi destek sağlayan bir ülke olduğunu, hemen dipnot olarak belirteyim.

Öncelikle; CV’ de Yönetim Bilişim Sistemleri’ ni görünce, direkt olarak ön yargıyla “Bu kişi Bilgisayarcı yaa İK’cı değil ki”  sözünü söylemeden hemen önce şunu belirtmeliyim ki;

Yönetim Bilişim Sistemleri (MIS), bilgisayar bilimleri ve işletme yönetiminin kesişimi olarak görülebilir ve bir işletmedeki tüm departmanların, bilişim sistemleri ile ilgili alt yapı, ihtiyaçlar veya planlama gibi konularıyla ilgilenir. Kısacası; İnsan, teknoloji, sistem teorisi, üretim yönetimi ve bilgi yönetimi alanlarını bir araya getiren bir bilim dalıdır. Yönetim, organizasyon,proje yönetimi,insan kaynakları, veri madenciliği, CRM, bilişim teknolojileri ve programlama gibi derslerden oluştuğu için çok yönlü gelişim sağlayan bir programdır.

Yonetimbilisimsistemleri

Ayrıca dünya genelinde incelediğimizde; Yönetim Bilişim Sistemleri alanında eğitimini tamamlamış olan bir kişi;  sistem analisti ve tasarımcısı, programcı, iş analisti, bilgi sistemleri yöneticisi, proje uzmanı ve yöneticisi,  insan kaynakları uzmanı/yöneticisi,  pazarlama uzmanı/yöneticisi ve finans uzmanı/yöneticisi  gibi analitik ve sosyal yönden beceri gerektiren, çeşitli  pozisyonlarda görev alabilmektedir.

Buna istinaden benim de sizlere hemen küçük bir sorum olacak: 🙂

” Bilgi Teknolojileri olmadan, İnsan Kaynakları Yönetimi olur mu? İnsan kaynakları yönetimi olmadan Bilgi Teknolojileri olur mu? ” 

 

Şirketlerde süreçlerin daha hızlı ve sistematik ilerleyebilmesi için, bazı departmanlar birbirleriyle daha yakın ilişkilere sahip olmalıdır. Bu nedenle İnsan Kaynakları ve Bilgi Teknolojileri’de ayrılmaz ikilidir. Hatta, global açıdan büyük şirketleri incelediğimizde, şirketlerin artık, İnsan Kaynakları departmanlarında, BT tabanlı eğitime sahip, İnsan Kaynakları Uzmanları çalıştırdıklarını da görmekteyiz.Günümüzde İnsan kaynakları faaliyetlerinin tümü ve faaliyet sonuçlarının ölçülmesi için alınan raporlamalarının hepsi ister istemez ERP yazılımları ile yürütülmektedir. Böylece Bilgi Teknolojileri, insan kaynaklarının can damarlarını oluşturmaktadır. BT’ci bir İnsan kaynakları Uzmanı çalıştırmanızın avantajlarını da örnekler vererek birinci ağızdan sizlere anlatmak istiyorum.

Management_Information_Systems

Kullanılan tüm ik yazılımlarının, son kullanıcı arayüzü dışında, arka tarafında ki işleyişini ve sistemsel olarak çalışma mantıklarını bildiğim için, meydana gelen sorunları çözüm sağlama açısından daha kolay müdahale edebiliyorum. Aslında, Algoritma denen mantık benliğime işlemiş diyebilirim.  🙂 Özel hayatımda da ister istemez olaylara belli bir sistem ve sırayla yaklaşıyorum.  Liseden itibaren 10 yılı aşkın bir süre, farklı programlama dilleriyle uğraşmam, bana tüm İK süreçlerinde, daha detaylı düşünmemi ve sistematik biçimde yaklaşabilme olanağı sağladı diyebilirim. Örneğin çalıştığım bir şirkette, İnsan Kaynaklarında ki farklı iş akışlarının tespitlerini yaparak, işi manuel’ den alıp, yazılımlar üzerinde yeniden yapılanmasını sağladığım birçok ik projesini hayata geçirme fırsatım oldu. Burada ben MIS Uzmanı olarak, BT uzmanlarıyla birlikte çalışarak, hem son kullanıcıların dilini, hem de BT Uzmanlarının dilini anlamamdan kaynaklı, daha kolay ve hızlı bir şekilde, bir köprü vazifesi  ile çalışmalar yürütebilmekte olduğumuzu söyleyebilirim. Ayrıca, MIS Uzmanları genel itibariyle işin programlama kısmıyla uğraşmamaktadır, ağırlıklı olarak odaklandığı esas konu anlamlı bir veri bütünlüğü yaratmak ve bilginin doğru yönetilmesini sağlayarak projenin başarılı bir şekilde yürütülmesini hedeflemektedirler.

Son olarak söylemek istediğim, şirketlerde özellikle  “Bilgi Teknolojileri, İnsan Kaynakları, Kurumsal İletişim ve Pazarlama departmanları” kardeştir. 🙂   Ve birimiz hepimiz için, hepimiz birimiz için mantığıyla süreçlerin yürütülmesi gerekmektedir. Günümüzde bu departmanları birbirinden ayrı düşünmek hatadır.

Yeni yazılarda görüşmek dileğiyle,

İsmail MURSALLI

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.